Selçuk, Şirince, Didim, Apollon Tapınağı, Prıene Atik Kenti, Bafa Gölü
Program
1.GÜN BALIKESİR-MANİSA-İZMİR
Belirtilen yerde ve saatte acente yetkilisi ve rehber eÅŸliÄŸinde katılacak misafirlerimizle buluÅŸma. Özge Tur otobüs içi ikramlar eÅŸliÄŸinde Bursa – Balıkesir – Manisa – İzmir üzerinden KuÅŸadası bölgesine doÄŸru yol alma sabah saatlerinde KuÅŸadası’na varış.
2.GÜN SELÇUK-ŞİRİNCE-SELÇUK ŞEHİR TURU
Sabah yolda alınan serbest kahvaltı sonrası, otele yerleÅŸme sonrasında kısa bir süre dinleniyoruz. Dinlenme molamız sonrasında Åžirince’ye hareket ediyoruz. Selçuk’tan zeytinlikler arasında uzanan yol birdenbire karşınıza kendi de adı gibi güzel bir köy çıkarıyor. Burası eski bir Rum köyü. Åžirince, Düşsel bir ülkede hayal görüyorsunuz gibi evleri, sokakları ve insanları. Åžirince gezimizi takiben Selçuk’a geçiyor. Burada Arkeoloji Müzesi ile Selçuk Åžehir Turu sonrasında, deri atölyeleri ve imalathaneleri gezimiz sonrasında otelimize dönüyoruz. AkÅŸam yemeÄŸi ve konaklama otelimizde.
3.GÜN DİDİM-APOLLON TAPINAĞI-PRİENE ANTİK KENTİ-BAFA GÖLÜ
Otelimizde alınan açık büfe sabah kahvaltısı sonrasında Dünyanın üçüncü Türkiye’nin en büyük tapınağı ve Antik ÇaÄŸ’ın üç büyük Kenti Didyma (DİDİM) Apollon Tapınağı, Medusa, Milet Antik kenti (Tiyatro,Sular, Liman yolu, Hamam, Gymnasium, İlyas Bey Camii Stoo).Priene Antik Kenti (Athena Tapınağı, Odeon, Bouleterion, Antik Cadde, Eski Kilise, Tiyatro, Agora, Demeter Temenosu )sonrasında, efsanelere konu olan ve Büyük Menderes ırmağının getirdiÄŸi alüvyonlar ile denizden kopmuÅŸ bir göl olan Heraklia ( Bafa ) Göl’ü kenarında dinlenme molası. Halı atölyelerini ve imalathaneleri gezilerimiz sonrasında, akÅŸam saatlerinde otelimize dönüş. AkÅŸam yemeÄŸi ve konaklama otelimizde.
4.GÜN DİDİM-İSTANBUL
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası odaların boÅŸaltılması otelden ayrılış. İstanbul a hareket. Yolda alınan öğle ve akÅŸam yemekleri ardından geç saatlerde İstanbul’a varış. Bir baÅŸka Özge Tur organizasyonunda buluÅŸmak üzere, sizleri aldığımız noktalara bırakarak vedalaÅŸacağız.
KUÅžADASI: KuÅŸadası parıltılı bir körfezin sahilleri etrafında kurulmuÅŸ sevimli bir liman kentidır. Kademe kademe inerek Ege’nin en güzel koyuna hâkim olan ilçe, özellikle tatilcilere hizmet vermektedir. Marinası ziyaretçi yatlara ihtiyaç duydukları bütün imkân ve olanakları saÄŸlar. İyi düzenlenmiÅŸ otel ve tatil köyleri geniÅŸ türde konaklama sunar. Özellikle İngiliz ve Alman turistler arasında çok revaçtadır. Barları ve balık lokantaları ile ünlüdür. KuÅŸadası turistik bir bölge olmasının yanı sıra bir çok medeniyete ev sahipliÄŸi yapmıştır. Antik çaÄŸ yazarlarına göre M.Ö 1000 yıllarında kurulan Efes, Hıristiyan âlemi için kutsal bir yer olan Meryem Ana Evi ve bir çok tarihi eseri burada görmeniz mümkündür.
ŞİRİNCE: Åžirince köyünün eski kaynaklarda “DaÄŸdaki Efes” adı ile anılması bu köyün köklü bir geçmiÅŸe sahip olduÄŸunu göstermektedir.
Bir baÅŸka kaynakta ise Åžirince’nin kuruluÅŸu beylikler dönemine rastlar. Derebeyin yanında çalışan köylülerden bir grup azad edilmelerini ve kendilerine bugünkü ŞİRİNCE köyü ve çevresinin verilmesini dilerler. Bunun üzerine bey sorar; yerleÅŸeceÄŸiniz yer güzel mi? Yanıt ÇİRKİNCE’dir. Bey de ” öyleyse köyünüzün adı ÇİRKİNCE olsun ” der ve azad edilen köylüler tarafından ÅŸirince kurulur. Åžirince (KIRKICA) XIX.yüzyılda Osmanlı İmparatorluÄŸu yönetimi altında rum nufustan oluÅŸmuÅŸ, 1800 haneli bir köydür. Resmi konuÅŸma dili Türkçedir. DaÄŸlık bölgede yerleÅŸilmiÅŸ olmanın verdiÄŸi avantajla, hükümete vergi ödeyerek ve kendi içlerinde kurdukları düzenle, kapalı bir köy hüviyetinde yaÅŸamını sürdürmektedir.
EFES: İzmir İli Selçuk İlçesi sınırları içindeki antik Efes kenti’nin ilk kuruluÅŸu M.Ö. 6000 yıllarına, Neolitik Dönem olarak adlandırılan Cilalı TaÅŸ Devri’ne kadar inmektedir. Son yıllarda yapılan araÅŸtırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler (tarih öncesi tepe yerleÅŸimleri) ve kalenin bulunduÄŸu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç çaÄŸları ve Hittitler’e ait yerleÅŸimler saptanmıştır. Hititler Dönemi’nde kentin adı Apasas’tır. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin de yaÅŸamaya baÅŸladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmıştır. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuÅŸtur. Hellenistik ve Roma çaÄŸlarında en görkemli dönemlerini yaÅŸayan Efes, Asya eyaletinin baÅŸkenti ve en büyük liman kenti olarak 200.000 kiÅŸilik nüfusa sahipti. Efes, Bizans Çağında tekrar yer deÄŸiÅŸtirmiÅŸ ve ilk kez kurulduÄŸu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelmiÅŸtir. 1330 yılında Türkler tarafından alınan ve AydınoÄŸulları’nın merkezi olan Ayasuluk, 16.Yüzyıl’dan itibaren giderek küçülmeye baÅŸlamış, 1923 yılında Cumhuriyetimizin kuruluÅŸundan sonra Selçuk adını almış ve bugün 30.000 kiÅŸilik nüfusa sahip turistik bir yerdir.
DİDİM:Aydın ilinin Söke ilçesi, Yeni Hisar köyü (Yoran) sınırları içerisinde yeralan Didyma, Apollon Tapınağı ile ünlüdür.Didymaion, Miletus’a baÄŸlı bir kâhinin ikamet yeri ve mabet olarak bilinir. Son kazılardan Didyma’nın sadece bir kâhinin ikametgâhı deÄŸil, aynı zamanda yoÄŸun bir yerleÅŸim yeri olduÄŸu da anlaşılmıştır. Antik Tarihçilerden Thoukydides ve Pausanios’tan öğrenildiÄŸine göre Sicilya’nın kuzeyindeki Lipari takım adalarından iki tanesi de bu ismle anılmıştır. Bunun yanı sıra Yunanistan’ın Thessalia bölgesinde de Strabon tanrılar anası Dinayme’nin tapınağından söz eder. XIX.Yüzyılda Sir Charles Newton “iki dev sütun ile üzerindeki architrav parçası ve tamamlanmamış üçüncü bir sütun, Apollon Tapınağı’ndan tek ayakta kalandır. Anıtsal kalıntılar düştükleri yerde parçalanmış buzullar gibi üst üste yığılmış duruyorlar” diyerek o zamanki tapınağın durumunu açıklamıştır.
APOLLON TAPINAÄžI:Miletos’un ötesinde İonia’nın güney ucunda, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bağımsız anıtı olarak niteleyebileceÄŸimiz Didyma Apollon Tapınağı yükselir. Tapınağın anıtsal boyutları ve benzersiz planı kadar, çok iyi bir durumda koruna gelmesi de hayranlık uyandırır. Yüz yılı aÅŸkın bir zaman önce Sir Charles Newton şöyle yazmıştır: “İki dev sütun ile üzerlerindeki arkhitrav parçası ve tamamlanmamış üçüncü bir sütun, Apollon Tapınağı’ndan tek ayakta kalanlar. Anıtsal kalıntılar düştükleri yerde, parçalanmış buzullar gibi üst üste yığılmış duruyorlar”. Fransız ve Alman arkeologlar sayesinde, yapı bugün çevresindeki sütun dizisi dışında tümüyle ayaktadır. Yunan dünyasında, Didyma Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık yapıtlarının salt Romalıların tekelinde olmadığını anımsatır.
BAFA GÖLÜ:Çamiçi olarak da bilinen Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri deltasının güneydoğusunda yer alan, en derin yeri 21 metre olan sığ bir göldür. Aydın ve Muğla il topraklarında yer alır.Bafa da göle dökülen nehir sularının azaltılması ve kirletilmesiyle değişen kimyasal içeriği ve azalan oksijen miktarı yüz binlerce balığın ölmesine ve ekosistemin geri dönülmez bir kavşağa sürüklenmesine neden oldu. Bunun dışında gölle bağlantısı bulunan Büyük Menderes nehrinin bağlantısının gölden tamamen koparılması ve gölün çevresine kurulmuş zeytinyağı fabrikalarının atıklarının arıtılmadan göle dökülmesine göz yumulması felakete davetiye çıkardı.






