Şükrü Paşa Anıtını, Selimiye Camii, Yeni camii, Üç Şerefeli Camii, Lozan anıtı, Edirne Arkeoloji Müzesi, Beyazıt Külliyesi, Yıldırım Beyazıt Camii, Balkan Şehitliği
Program
Acente yetkilileri ile rehber eşliğinde belirtilen yerde ve saatte geziye katılacak misafirlerimizle buluşma.
Osmanlı devletinin baÅŸkenti olan Edirne’ye hareket Saat 10:00 sıralarında gezimize Şükrü PaÅŸa Anıtını gezerek baÅŸlıyoruz ardından Selimiye Camii , Yeni camii,üç ÅŸerefeli camii,Edirne Arkeoloji müzesini gezdikten Meriç Nehri kenarında LALEZAR restorantta ÖĞLEN YEMEĞİ Lozan anıtı (KaraaÄŸaç) 2. Beyazıt Külliyesi ,saray içi,Yıldırım Beyazıt Camii,Balkan ÅŸehitliÄŸi ardından serbest akÅŸam yemeÄŸi ardından İstanbul’a hareket 21:00-21:30 sıralarında İstanbul’a varış.Bir baÅŸka ÖZGE TURİZM organizasyonunda buluÅŸmak dileÄŸiyle turumuzu noktalıyoruz.
EDİRNE: Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde il olan Edirne’nin doÄŸusunda Kırklareli ve TekirdaÄŸ, güneydoÄŸusunda Çanakkale, kuzey ve kuzeybatısında Bulgaristan, batısında Yunanistan güneyinde de Ege Denizi bulunmaktadır. Edirne’nin bir bölümü Bulgaristan ve Yunanistan toprakları içerisinde kalan Meriç Havzasının doÄŸu kesiminde yer almaktadır. Genellikle geniÅŸ ve alçak tepelerden oluÅŸan arazisinin kuzey, kuzeydoÄŸu, güney ve güneydoÄŸu kesimleri alçak tepeler ve platolarla kaplıdır. Bu iki engebeli bölge arasında akarsular yer almaktadır. Istranca DaÄŸlarının bulunduÄŸu kuzey ve kuzeydoÄŸu kesiminde daÄŸlar, batıya ve güneye doÄŸru alçalır, tamamen plato görünümünü alır. Edirne’nin güney ve güneydoÄŸu kesimlerinde çok yüksek olmayan Koru DaÄŸları bulunmaktadır. Bunlar kıyıya paralel biçimde uzanır, Saroz Körfezi’ne doÄŸru da yamaçları dikleÅŸir. İpsala-Enez arasındaki Çandır DaÄŸları ise ilin Uzunköprü yönünde güney kesimini kaplar.
ŞÜKRÜ PAÅžA ANITI:Balkan Savaşı’nda Edirne’yi 5,5 ay savunan Şükrü PaÅŸa Edirne’nin düşmesinden sonra Bulgaristan’a esir olarak götürülmüş, 6 ay sonra da özgürlüğüne kavuÅŸmuÅŸtur. Şükrü PaÅŸa İstanbul’da 1916 yılında ölmüş ve Merkez Efendi mezarlığına gömülmüştür. Ancak Edirneliler ve o zamanın tümen komutanı Kayhan Onur ailesinden Şükrü PaÅŸa’nın mezarının Edirne’ye nakledilmesini istemiÅŸtir. Ailesinin olumlu yaklaşımı üzerine Şükrü PaÅŸa’nın naşı Edirne’ye getirilerek Buçuk tepe Tabyasının güney yamacına gömülmüştür. Mezarın bulunduÄŸu yerde bir anıt mezar yapılmış ve bir de heykeli dikilmiÅŸtir. Anıt mezarın projesini Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Hulusi Güngör yapmıştır.Buçuk tepe Tabyası 2000 yılında Genel Kurmay BaÅŸkanlığı tarafından müze olarak düzenlenerek ziyarete açılmıştır.
SELİMİYE CAMİİ:Selimiye Camii Edirne’de II. Selim’in Mimar Sinan’a yaptırdığı cami. Sinan’ın 80 yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediÄŸi[2] Selimiye Camii gerek Mimar Sinan’ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli baÅŸ yapıtlarından biridir.Caminin kapısındaki kitabeye göre yapımına 1568 (Hicri:976) yılında baÅŸlanmıştır. Caminin 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsa da ancal II. Selim’in ölümünün ardından 14 Mart 1575′te ibadete açılmıştır.Bugün ÅŸehrin merkezinde bulunan caminin yapıldığı alanda inÅŸasına I. Murat döneminde baÅŸlanan, sonradan Yıldırım Bayezid’in geliÅŸtirdiÄŸi Edirne’nin ilk sarayı (Saray-ı Atik) ve Baltacı Muhafızları Kışlası bulunmaktaydı. Evliya Çelebi bu alandan Kavak Meydanı diye bahsetmiÅŸtir.Cami açık havalarda Rodop DaÄŸları’ndan ve Uzunköprü’nün Süleymaniye köyünden görülebilmektedir.Selim’in caminin yapılacağı ÅŸehir olarak neden Edirne’yi seçtiÄŸi kesin olarak bilinmemektedir. Evliya Çelebi Seyahatname adlı eserinde padiÅŸahın rüyasında İslam peygamberi Muhammed’i gördüğünü ve onun kendisinden Kıbrıs’ın fethi anısına bir cami yaptırmasını istediÄŸini yazmıştır.Ancak Kıbrıs’ın caminin yapımına baÅŸlanmasından üç yıl sonra 1571′de fethedildiÄŸi bilindiÄŸinden bu iddianın doÄŸruluk payı olamaz.[6] Bu konudaki daha gerçekçi yorumlarda ise o dönemde İstanbul’da yeni bir büyük camiye ihtiyaç duyulmadığı, Edirne’nin Rumeli’deki Osmanlı egemenliÄŸinin merkezi konumunda olduÄŸu ve Selim’in gençlik yıllarından beri ÅŸehre ayrı sevgi beslediÄŸine dikkat çekilir.
ÜÇ ÅžEREFLİ CAMİİ:Åžehir merkezindedir. Çok kubbeli klasik Osmanlı Camii mimarisinden tek kubbeli ve iç avlulu sisteme geçiÅŸin ilk denemesi bu camiide yapılmıştır.Mimarının ismi bilinmeyip , yazılı kaynaklarda , el ve ayakları felçli ve aslı Konyalı olan bir kiÅŸiden bahsedilmektedir.Yapım giderleri İzmir’in fethinde elde edilen ganimetlerden karşılanmış olup , yapımı 10 yıl sürmüş ve 1447 yılında tamamlanmıştır.İç alanı 2000 metre olup , dikdörtgen ÅŸeklindedir. Ortasında altı köşeli sutün üzerine oturtulmuÅŸ büyük bir kubbe ile iki tarafında dört orta ve dört küçük kubbe ile örtülüdür. İç avlunun dört köşesinde dört minaresi vardır.Bunlardan , en yükseÄŸi ve üç ÅŸerefesi bulunan minare 82 m. 79 cm’dir. Camii , adını bu minareden alır. Camii , iç avluya açılan giriÅŸ kapısının mermer iÅŸlemeleri ve iç mekândaki süslemeleri ile de ünlüdür.
LOZAN ANITI:Anıt betonarme olarak, radye temele birbirinden bağımsız ve 45 derece açı ile saptanan 3 konsol üzerine oturmuÅŸ sütunlardan oluÅŸmaktadır. Birinci sütunun yüksekliÄŸi 36.45 m. olup; Anadolu’yu, İkinci sütun yüksekliÄŸi 31.95 m. olup; Trakya’yı, Üçüncü sütun yüksekliÄŸi de 17.45 m. olup; KaraaÄŸaç’ı simgelemektedir. Bu sütunları 7.20 m. olup; yükseklikte birbirine baÄŸlayan beton çember, birlik ve beraberliÄŸin sembolü olup, bu çemnberin ön yüzünde yerleÅŸtirilmiÅŸ 4.20 m. boyundaki genç kız figürü; estetiÄŸi,zarafeti ve hukuku temsil etmektedir. Genç kız figürünün bir elindeki güvercin, Barış ve Demokrasinin, diÄŸer elindeki belge ise Lozan AntlaÅŸması’nın simgesidir. Anıtın ayaklarının yerleÅŸtirildiÄŸi yarım daire ÅŸeklindeki 15 m. yarı çaplı havuz ülkemizi çevreleyen denizleri temsil etmektedir.
EDİRNE ARKEOLOJİ MÜZESİ:GiriÅŸte saÄŸda Atatürk’ün emriyle 1936-1939 yılları arasında yörede ilk defa yapılan tümülüs kazılarını gösteren fotoÄŸraf panosu, solda ise Trakya’nın antik yerleÅŸim yerlerini gösteren harita yer almaktadır.Duvar Boyuncu Sergilenen Eserler üç bölümdür.Bunlar:Yazıtlar, Mimari Parçalar, Steller ÅŸeklinde ayrılmıştır.PiÅŸmiÅŸ topraktan yapılmış kadın baÅŸlarının yer aldığı vitrin, Antik ÇaÄŸ’dan günümüze deÄŸin kadınların saç modellerini göstermesi yönünden ilgi çekicidir. Kaçak Eserler vitrininde, yurt dışına kaçırılırken yakalanan çeÅŸitli dönemlere ait eserler sergilenmektedir.Trakya Kült Belgesi vitrininde, harp sanatında ve binicilikte gayet maharetli olan ve öldükten sonra tanrılaÅŸtırılan Trakya Süvarilerinin betimlendiÄŸi süvari stelleri yer almaktadır.Duvar boyunca yine Roma Dönemine ait heykeller sıralanmaktadır.
BEYAZIT KÜLLİYESİ:İkinci Beyazıt Külliyesi SaÄŸlık Müzesi, Edirne’de, İkinci Beyazıt Külliyesi içinde bulunan müze. Külliye içinde 1488′den beri yer alan darüşşifa (hastane), 1886-1887 Osmanlı Rus Savaşı’na kadar aralıksız 400 yıl hastalara hizmet verdi. Ruh ve akıl hastalarının müzik, su sesi ve güzel kokularla tedavi edildikleri bu tarihi mekan, 1997 yılından bu yana Trakya Üniversitesi tarafından müze olarak kullanılmaktadır. Türkiye’nin tek saÄŸlık müzesidir. Müzede, hekimliÄŸin geliÅŸmesi ve deÄŸiÅŸik saÄŸlık hizmetleri hakkında geniÅŸ bilgiler içeren pavyonlar bulunur. Selimiye Camii’nin ardından Edirne’de en çok ziyaret edilen ikinci mekandır. 2004 yılında Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü’nü kazanmıştır.
YILDIRIM BEYAZIT CAMİİ:Yıldırım Camii, Yıldırım semtindeki tepe üzerinde Yıldırım Külliyesi’nin ortasında yer almaktadır. 14. yüzyılın sonlarında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan camii, zengin taÅŸ işçiliÄŸiyle dikkat çekmektedir. BulunduÄŸu bölgedeki kuvvetli lodoslar ve depremler nedeniyle iki minaresi de yıkılmış olan caminin bugün kullanılan minaresi yakın tarihte betondan yapılmıştır.
Yıldırım Camii’nde giriÅŸ eyvanına mukabil yanlarda iki oda vardır. Bu odalara dışarıdan da girilebilmektedir. Ortada arka arkaya iki kubbe, yanlarda birer eyvan ile birer ocaklı ve küçük pencereli oda bulunur. İki ana kubbeyi birbirinden ayıran büyük kemerde ve pencerelerde kullanılan Bursa Kemerleri, camiye ayrı bir özellik kazandırmaktadır. Yıldırım Camii’nin merkez kubbesi, iç mekana ferahlık veren bir yüksekliÄŸe sahiptir. Duvarları kesme taÅŸlarla kaplıdır. Namaz kısmı ve yandakieyvanlar zeminden yüksektir ve eyvanların üstü sivri tonozların oluÅŸturduÄŸu sekiz köşeye oturan kubbeyle örtülmüştür. Kare plan üzerine oturan mihrap kubbesi ise sekiz sıra stalaktitli yaÅŸmak ile örtülüdür. Köşelerinde cilalı yeÅŸilimsi mermer sütunlar vardır. Caminin doÄŸu ve batısındaki odalar alçıdan, ufak, büyük hücreli ve maÅŸalıklıdır. Stalaktit saçaklı, geniÅŸ ajurlu, on iki yıldızlı ve yeÅŸil çini parça kakmalı, süslü nesih ve kufi hatla yazılı hadis ve dualarla bezenmiÅŸ odalar çapraz tonozla kaplıdır. Ön cephede yer alan ayaklar ve bunları baÄŸlayan kemerler kurÅŸuni renkli mermerden yığma olarak yapılmıştır. Revak, beÅŸ kubbe ile örtülüdür.
BALKAN ÅžEHİTLİĞİ:Balkan Savaşında Bulgarlara esir düşen ve Edirne Sarayiçi’nde aç bırakılarak ölüme mahkum edilen asker-sivil 20.000 ÅŸehidin aziz hâtıralarını yaÅŸatmak amacıyla Edirne Sarayiçi’nde yaptırılmış ve 14 Ocak 1994 tarihinde törenle halkın ziyaretine açılmıştır. Åžehitlikte 12 blok üzerine 100 subay ve 400 erin adı yazılıdır.






