Çinemlik Kalesi, Truva Antik Kenti, Namazgah Tabyaları, SeyitOnbaşı, Alçıtepe Köyü, Abide, 57.Alay Şehitliği, Conk Bayırı
Program
Özge Tur yetkilileri ile belirtilen yerde ve saatte geziye katılacak misafirlerimizle buluşma. Siz değerli konuklarımızla Otobüs içi ikramlarıyla Çanakkale ye hareket. Gece Yolculuğu ardından sabah saatlerinde Eceabaat a varış. Truvaya geçmek için Feribota biniyoruz. Yarım saat süren yolculuk sonrasında kahvaltımızı alıp turumuza Çimenlik Kalesini gezmekle başlıyoruz. Hemen ardından Filmlere konu olan Truva Atının bulunduğu meydana giderek fotograf molası veriyoruz. Mola sonrası hemen Truva Antik kente doğru yola çıkıyoruz. Antik kenti de gezdiktan sonra karınlarımızı doyurmak için Öğlen Yemeği molası veriyoruz. Bir süre dinlendikten sonra Gelibolu ya geçmek için yola çıkıyoruz. Burada ki doğa ve tarih bizi Atalarımızın tarihine götürecektir. Gelibolu ya geçtikten sonra Namazgah tabyalarının otobüste kısa anlatımından sonra Seyitonbaşı, Alçıtepe köyü, Abide, 57.Alay, Conkbayırını gezip tarihini öğrendikten sonra İstanbul a doğru yola çıkıyoruz. Tekirdağ da Akşam Yemeği molası verdikten sonra bir başka Özge Tur organzisayonunda buluşmak üzere turumuzu noktalıyoruz.
Atalarımızın Tarihine Yolculuk;
GELİBOLU:Gelibolu, Marmara Bölgesi’nin batısında, Çanakkale BoÄŸazı’nın kuzeyinde, Avrupa yakasında, Gelibolu Yarımadası üzerinde kurulmuÅŸtur. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Gallipoli olarak da bilinen Gelibolu’da hayatlarını kaybeden 500,000 asker anısına kurulmuÅŸtur. Parkta abideler, eserler ve mezarlıklara ilaveten Tuz Gölü ve doÄŸal güzelliÄŸi ile Arıburnu Kayalıkları yer alır. YeÅŸil tepelerdeki güzellikler, kumsallar ve mavi sular bu tarihi savaÅŸta cesurca çarpışan askerlere ÅŸeref dolu bir dinlenme ortamı saÄŸlamaktadır. Atatürk için “Yüzde Bir Åžansı Olsa Bile Vazgeçmez” demiÅŸlerdi devrin büyük komutanları ve Gelibolu da yaÅŸanan bu büyük zafer Ulu önder Atatürk’ün Kabatepe’te sigarasını yere atmasıyla baÅŸladı. KurÅŸunu da orada aldı göğsüne – saatinin üstüne -saati parçalanmıştı- ama çelik gibi umutları vardı Türk halkının geleceÄŸi için. Orada geleceÄŸimizi aldık 250 Bin ÅŸehit, gazi vererek. Orada artık siperler öylesine yakın di ki birbirine… Hangi yiÄŸit giderdi ki ölüme gözünü bile kırpmadan vatan için. Hangi yiÄŸit atlardı ki sipere 3 dakika içinde öleceÄŸini bile bile… Hangi yiÄŸit kaldırabilirdi 274 kiloluk top mermisini ve sürebilirdi topa! İşte atalarımız, dedelerimiz orada, o zamanın bütün süper-güçlerine, süper-devlerine ” ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ” dedirtti
ÇİMENLİK KALESİ: Kilitbahir’den veya Eceabat’tan BoÄŸazı geçip Çanakkale kentine gelirsek burada bulunan askeri müzeyi mutlaka ziyaret etmeliyiz. BoÄŸaz Komutanlığı tarafından bakımı yapılan müzede Çanakkale Harbi’yle ilgili çok kiymetli eserler vardır. Ayrıca master ve doktora yapmak isteyenler için Çanakkale Harbiyle ilgili bin kadar kitap araÅŸtırmacıların hizmetine sunulmaktadır. Fatih’in yaptırdığı Çimenlik Kalesi’nde bulunan bu Deniz Müzesi ülkemizdeki Çanakkale harbiyle ilgili en önemli müzedir. Mutlaka görülmeli.
SEYİTONBAÅžI: Yahya ÇavuÅŸ ve Seddülbahir Anıt ve mezarlarını ziyaret ettikden sonra aynı yoldan geri döneriz Alçıtepe köyünü geçtikden sonra sola dönmeyip saÄŸdaki yoldan devam edersek yirmi kilometre sonra Kilitbahir köyüne varmadan yolun hemen kenarında solda 215 okkalık mermiyi kaldıran Havran’lı Koca Seyyid heykelini görürüz. 18 Mart Deniz Savaşı sırasında büyük yararlık gösteren Koca Seyyid hemen heykelin üstünde bulunan Mecidiye Tabyası’nda görevliydi. Burayı ziyaret ettikden sonra Fatih’in 1462 yılında yaptırdığı Kilitbahir Kalesi’ni ve Namazgah Tabyasını da ziyaret edebiliriz.
ÅžEHİTLER ABİDESİ: Kemalyeri’nden ilerleyip tekrar Kabatepe müzesine geliriz. Müzeye girmeyip sola Ege Denizi boyunca giden yoldan devam edersek- güneye doÄŸru otuz kilometre sonra Yarımada’nın uçundaki heybetli Mehmetçik Abidesine geliriz. Morto Koyu’na bakan hisarlık tepesine inÅŸa edilen ve açılışı 1960 yılında yapılan bu Anıt Çanakkale Muharebeleri’nde kaybettiÄŸimiz 200 bin kadar yaralı ÅŸehit ve esirler adına yapılmıştır. 41 metre yüksekliÄŸindedir ve altında bir de müze bulunmaktadır. Etrafında röliyefler ve çeÅŸitli kompozisyonlar bulunan diÄŸer küçük anıtlar ve tarihi eserler de mevcuttur. BoÄŸazın tam giriÅŸine inÅŸa edilen ve geceleri aydınlatılan bu Anıt çok uzaklardan görülebilir.
57.ALAY ANIT ÅžEHİTLİĞİ: Kanlı Sırt anıtlarını ziyaret etdikten sonra yol boyunca birçok siper tünel ve mezarlıklar görebiliriz. İki kilometre sonra Atatürk’ün meÅŸhur alayı olan 57inci Alay için 1993 yılında Kültür Bakanlığınca yaptırılan bu anıt mezarlığa geliriz. Sembolik olarak yapılan bu mezarlıkta Çanakkale Savaşı’nda ÅŸehit 628 askerin adları sembolik mezar taÅŸlarında mevcuttur. Kapı giriÅŸinde 1994 yılında ölen son gazilerimizden Hüseyin Kaçmaz’ın bir heykeli gözünüze çarpar. Ayrıca bir Mehmetçik heykeli ve duvarlarda röliyefler mevcuttur.
CONK BAYIRI: 57inci Alay ÅžehitliÄŸi’nden yukarıya doÄŸru gittiÄŸimizde birbuçuk kilometre sonra Conk Bayırı’na geliriz. Yol boyunca sola dönersek Mehmet ÇavuÅŸ Anıtını (The Nek) görmek mümkündür. Conk Bayırı yolu üzerinde yolun solunda Mesudiye topunu görmek de mümkündür. Conk Bayırı’nda Yeni Zelanda Anıtı ve Mezarlığını, Atatürk’ün bir heykeli ve Fevzi Çakmak’ın kardeÅŸi Nazif Çakmak’ın mezarını görebiliriz. Ayrıca Yeni Zelanda Anıtı’na varmadan yolun solunda Conk Bayırı Yazıtları’nı görebiliriz. Çok ÅŸiddetli geçen Conk Bayırı Muharebeleri üç gün sürmüş, her iki taraf da çok kayıp vermiÅŸtir. On AÄŸustos günü yapılan nihai muharebede Atatürk’ün göğsüne isabet eden bir ÅŸarapnel parçası saatini parçalamış fakat kendisine bir ÅŸey olmamıştı. Saatinin parçalandığı yer üç büyük taÅŸ gülle ile iÅŸaretlenmiÅŸtir. 1925 yılında açılışı yapılan Yeni Zelanda Anıtı ve mezarlığı da Conk Bayırı muharebelerinde ölen 850 kadar yeni Zelandalı’nın anısına yapılmıştır. Her yıl 25 Nisan günü yapılan Anzak anma törenlerinde burada da bir anma töreni yapılmaktadır. Buraya gelen her ziyaretçi buranın stratejik önemini çok kolayca anlar. Bir tarafta Çanakkale BoÄŸazı diÄŸer tarafta da Ege Denizi kolayca görülür. Sisli havalar hariç. Bazı günler Kaz Dağı’nıda (İda Dağı)görmek mümkündür.
TRUVA ANTİK KENT:Merkeze baÄŸlı İntepe beldesine baÄŸlı Tevfikiye köyü yakınında, Çanakkale’ye 30 km.uzaklıktadır. İki kıta arasında ticaret yolu üzerinde yer alan bu antik yerleÅŸim, tarihte birçok doÄŸal afet ve savaÅŸla karşılaÅŸmıştır. Hisarlık Höyüğü’nde yapılan arkeolojik araÅŸtırmalar sonucunda 9 yerleÅŸim evresinin varlığı tespit edilmiÅŸtir. İlk yerleÅŸim M .0. 3. bine deÄŸin uzanmakta ve birbirini izleyen uygarlıklar Roma dönemine kadar devam etmektedir. Günümüzden beÅŸ bin yıl önce kurulduÄŸu düşünülen kent, yaklaşık 3500 yıl boyunca önemli bir yerleÅŸim merkezi olmuÅŸtur. St. Paul, Troia’yı iki kez ziyaret etmiÅŸ ve Assos’a yapacağı üçüncü misyonerlik yolculuÄŸuna yine buradan baÅŸlamıştır. M.Ö. 3000-2500 yıllarına tarihlenen Troia 1 Erken, Orta, Geç Troia 1 olarak incelenir. Büyük ölçüde restore edilen Troia I surlarının kent kapısının doÄŸu kulesi iyi durumdadır. Bir portikosu (Önünde sütunların yer aldığı üstü örtülü salon), büyük bir oda ve odanın ortasındaki ocağı olan uzun, dar bir yapı olan ev, bilinen en eski megaronlardan (on yüzünde giriÅŸi oluÅŸturan bir on oda ile arkasında ortada ocak bulunan bir salondan ve bazen de bir arka odadan oluÅŸan uzun ve dar ev) biridir. Bu dönem mimarisinde balıksırtı ÅŸeklinde Örülmüş duvarlar görülmektedir. Henüz çark kullanılmamakla birlikte bakır aletler kullanılmıştır. Troia II, birbiri üzerine yedi kattan oluÅŸan üç ana evresiyle IIa, Ilb, IIc olarak tanımlanır. Her birinin yeni bir sur duvarı vardır. Bu dönemde çark kullanılmaya baÅŸlanmıştır. Troia IV ile V, M.Ö. 2200-1800′e tarihlenir. Bu dönemden ev ve duvar kalıntıları bulunmaktadır. Erken Helas seramiÄŸi buluntuları bu dönemde Troia’nın Yunanistan’la iliÅŸkisi olduÄŸunu kesinleÅŸtirmiÅŸtir.






